Bir rüya ve bir gün


Yelkovan akrebi kovalıyor, akrep arkasına dönüp bakamıyor

Farzedelim akrep sürekli ittirilmekten bıktı, döndü ve arkasına bir baktı

Sular durdu, zaman akmayı bıraktı ve köprüde trafik kalmadı 

Kuşlar istediği yere kondu, çimen istediği yeşile boyandı 

Ve sessizlik…

Tam bu esnada sessizlik tam ortasından ortasından yırtılır

Dijital yelkovanlar, dijital akrepler, zamanı ölçen metreler, 

Sessizliği delik deşik ederler.

Bu cümbüşün adı alarm sesi, 

Sessizliği susturmakla görevli. 

Köprünün altından sular akar, arabalar klakson çalar

Evsiz kediler sokağı, Tatlısevim apartmanı, çatı katının sokak odası

Uyanır ve hazırlanırım, bir sigara yakarım, toplanıp evden çıkarım. 

Savaşa hazırım. 

Dağları delerim, nehirler geçerim, fırtınalarla boğuşurum

Mezarlıkta aktarma yapar, uzay mekiğine koşarım

Kapılar açılır, insanlar mekiklere aktarılır

Çevreyolu’nda trafik çoktan başlamıştır

Bunun bir de kuralları vardır

Uçan süpürgeni sokamazsın, hele uçan halını asla yanına alamazsın

Sonuçta ince uzun bir çizgide gün boyu mekik dokuyan bir araçtasın

Hayat artık başlasın.

Kahveli sabahlar cıvıl cıvıl sorumluluklar

Sıkı bir koordinasyon, dinç bir kondisyon 

Şimdi stresin bağışladığı verimlilik ile bir dansa kalk 

Gerçeklik yüzüne duvar gibi tosladığında

Rüyalarına serbest dalış yap

Bahçelerde çiçekler açar, tomurcuklanır dallar 

Zemine rengarenk boyalar akar, 

Gökkuşağı bile kıskanır, yeryüzüne uzanır 

Çocuklar ucundan tutar, renk şeridi çarşaf gibi açılır 

Yeryüzünün çocukları üzerine kıvrılır 

Burası güvenli bir alandır. 

Uzun metrajda bakınca her şey bunun için,

Hiçbir çocuğun renkleri tükenmesin.

Filmin sonu hep böyle bitsin

Bitişler hep çok güzel, bitiş dediğin ertesi sabaha kayıt dışı bir prelüt. 

Dumanların arasındaki saati anlayamadım. 

Şimdi ise yemek yiyip uyuyacağım

Hoşçakal zalim dünya.

fsagban


Yorum bırakın